Malthus’un Nüfus Teorisi ve Doğal Seleksiyon

Evrim Teorisi’nin ortaya konmasına ve kabul edilmesine yol açan anlayışın (paradigmanın), hem felsefe hem de bilim alanındaki gelişmelerle yakın ilgisi vardır. Konunun yabancısı olanların belki de en şaşıracakları hususlardan biri, bu paradigmanın oluşmasında iktisat teorilerinin ve dönemin iktisadi, sosyal yapısının etkisini görmek olacaktır. Bertrand Russell, Darwin’in teorisinin, liberal ekonominin “bırakınız yapsınlar” (laissez-faire) ilkesine dayanan kuramının, canlılar dünyasına yansıtılmasından ibaret olduğunu ve bu teorinin Malthus’un (1766-1834) nüfus kuramından esinlenerek ortaya konulduğunu söylemektedir.[1] Darwin, Ekim 1838’de, Malthus’un Nüfus Prensibi Üzerine (An Essay on The Principle of Population) kitabını okuduğunu ve “yaşam kavgası” ile “doğal seleksiyon” fikirlerinin oluşumunda bu kitabın etkili olduğunu yaşam öyküsünde belirtmiştir.[2] Türlerin Kökeni gibi kitaplarında da Malthus’a atıflar yaparak, onun, kendisi üzerindeki etkisini göstermiştir.[3] Darwin ile aynı dönemde ve ondan bağımsız şekilde türlerin doğal seleksiyon ile evrim geçirdiğini söyleyen Wallace da, papaz Malthus’un aynı eserinden derin bir şekilde etkilendiğini söylemiştir.[4] Sosyal Darwinizm’i ortaya koyan ve biyolojide Lamarck’a yakın bir Evrim Teorisi anlayışını benimseyen Herbert Spencer da Malthus’tan etkilenerek Malthus’un nüfus prensiplerinin sosyal ilerlemenin dinamik aracı olduğuna inandı.[5]

Malthus, insan nüfusunun var olan gıda kaynaklarına göre çok hızlı arttığını, gıda kaynaklarının aritmetik tarzda artmasına karşılık nüfusun geometrik olarak çoğaldığını söyledi.[6] Mevcut gıda kaynaklarının yetersizliği; fakir, beceriksiz ve güçsüz olanların, bu kaynaklara diğerleri kadar başarılı bir şekilde erişememelerine ve böylece ölerek elenmelerine sebebiyet verecektir.[7] Bu, güçlü olanın yaşaması, güçsüzün ise doğal seleksiyona uğraması anlamını taşımaktadır. İşte bu fikir, Darwin’in ve Wallace’ın Evrim Teorileri’nin kalbini oluşturarak, onları, Lamarck gibi kendilerinden önceki evrimcilerden ayıran görüşlerini ortaya koymalarında ilham kaynağı oluşmuştur. Darwin ve Wallace’ı, diğerlerinden farklı kılan “doğal seleksiyon”u keşfetmiş olmaları değildir; doğada güçlünün yaşayıp zayıfın eleneceği şeklinde bir fikre Malthus’dan önce ve Malthus’la Darwin arasında birçok kişide de rastlayabiliriz. Onları farklı kılan, türlerin bugün oldukları gibi gözükmelerini ve ortaya çıkmalarını sağlayan en temel mekanizmanın “doğal seleksiyon” olduğunu söylemeleridir. Ernst Mayr, Malthus’un, Darwin’in Evrim Teorisi’nin oluşmasındaki katkısını, Darwin’in teorisindeki beş madde ve üç çıkarım (inference) ile gösterir:

  1. Bütün türlerin öyle yüksek bir üreme gücü vardır ki bu, Malthus’un geometrik büyüme dediği sonuca götürür. Bu durum, türlerin yavruları da başarılı bir şekilde üreyebilirlerse gerçekleşir.
  2. Senelik küçük dalgalanmaları ve arada gerçekleşen büyük dalgalanmaları hariç tutarsak, nüfus genelde belli bir sabitliktedir.
  3. Doğal kaynaklar sınırlıdır. Sabit bir çevrede genelde bu kaynaklar sabit kalır.

ÇIKARIM 1: Mevcut kaynakların besleyebileceğinden daha çok nüfus ürediğine göre, bireyler arasında yaşam için şiddetli bir kavga olacaktır ve bu yeni neslin yalnızca bir bölümünün normal yaşam süresini yaşayabileceğini göstermektedir.

  1. Bireylerin hepsi birbirinden farklıdır; her nüfusun içinde bir sürü farklılıklar vardır.
  2. Bu farklılıkların çoğu kalıtımsaldır.

ÇIKARIM 2: Yaşam mücadelesinde var olmak rastgele değildir, bu daha çok kalıtsal özelliklere bağlıdır. Bu değişik özelliklere sahip olan varlıkların arasında, bu değişikliklerin belirleyici olduğu doğal seleksiyon mekanizması işler.

ÇIKARIM 3: Nesiller boyunca süren bu doğal seleksiyon süreci, ilerideki nesillerin küçük aşamalarla değişmesine rol açar; işte bu Darwin’in Evrim Teorisi’dir ve türler böyle oluşur.[8]

Aktarılan bu çıkarımlar, Malthus’un nüfus görüşünün, Darwin’in Evrim Teorisi’ni oluşturmasında ne kadar etkili olduğunu göstermektedir. İlginçtir ki Mayr, diğer birçok biyoloğa nazaran Malthus’un Darwin üzerindeki etkisini küçümsemektedir. Malthus’un Darwin üzerindeki etkisi tartışma konusu olmuştur. Young gibi bazı bilim insanları Darwinizm’i Malthusçuluk ile eşitlemişlerdir.[9]

Darwin’in görüşlerini, kendi çağının sosyolojik ve sosyo-ekonomik ortamından, dedesi gibi bir evrimciden, Lyell’in ve Malthus’un kitaplarından aldığı etkilerden soyutlayarak anlayamayız. Bazı evrimci bilim insanlarının bu etkileri küçümseme sebebi; Evrim Teorisi’nin, objektif bir teori olmadığı, Darwin’in, yaşadığı çağın koşullarının ve kendi psikolojik durumunun etkisi altında bu teoriyi oluşturduğu şeklindeki bir itirazdan korktukları için olabilir. Oysa Evrim Teorisi’ni kabul eden birçok evrimci bilim insanı (Peter J. Bowler gibi), Darwin’deki bu etkileri kabul etmekte bir sorun görmemişlerdir. Tarihçi John Greene, doğal seleksiyon fikrini ilk olarak birbirlerinden bağımsız şekilde dile getiren bilim adamlarının (Spencer, Darwin ve Wallace), hep İngiltere’den aynı dönemde çıkmış olmasına dikkat çekmekte ve bu bilim insanlarının kendi sosyolojik ortamları ile kültürlerini canlılar dünyasına yansıttıklarına, bu olguyu delil göstermektedir.[10]

Darwin’in zihin yapısının oluşumu birçok etkiden bağımsız anlaşılamayacağı gibi, Malthus’un zihin yapısının oluşumu da ancak onu etkileyen düşünürlerin bilinmesiyle daha iyi anlaşılacaktır. Bunlar arasında özellikle dört Fransız önemlidir: Condorcet (1743-1794), Turgot (1727-1781), Montesquieu (1689-1755) ve Auguste Comte.[11] Dönemin bu etkili düşünürleri, Malthus üzerinden ve doğrudan Darwin’e ve Wallace’a etki ettiler. Pozitivizme, kültürel evrime, iktisada dair fikirler; canlılar dünyasında, Evrim Teorisi’nde yansımalarını buldu. Tüm bu fikirler Evrim Teorisi’nin oluşumu kadar kabulünde de etkili oldu.

[1]      Bertrand Russell, Bilim ve Din, s. 49.

[2]      Charles Darwin, Özyaşam, s. 96.

[3]      Charles Darwin, The Origin of Species, s. 117.

[4]      Alfred Russel Wallace, Natural Selection and Tropical Nature, Farnborough, London (1969).

[5]      Peter J. Bowler, Evolution The History of an Idea, s. 98-99.

[6]      Thomas Robert Malthus, An Essay on The Principle of Population, Sentry Press, New York (1965), s. 18.

[7]      Thomas Robert Malthus, An Essay on The Principle of Population, s. 13-14.

[8]      Ernst Mayr, The Growth of Biological Thought, s. 479-480.

[9]      Robert Young, Malthus and The Evolutionists, ‘Past and Present Dergisi 43’, (1949).

[10]     John C. Greene, Science, Ideology and World View, University of California Press, Berkeley (1981) s. 7, 124; Aktaran: Jeremy Rifkin, Darwin’in Çöküşü, s. 16.

[11]     Charles F. Urbanowicz, Four Field Commentary, ‘Anthropology Newsletter 33-9’; Frank E. Manuel, The Prophets of Paris, Harper, Cambridge (1962).

 

Yapay Seleksiyondan Doğal Seleksiyona Geçiş
Charles Lyell, Yerbilim ve Tekdüzencilik

Bir cevap yazın