İnsanın Soyu, Seksüel Seleksiyon ve Duyguların İfadesi

Darwin, doğal seleksiyondan “seksüel seleksiyon”u (seksüel ayıklanma/seçilim) ayırıp, bu mekanizmanın ayrıca önemini vurguladı. “Seksüel seleksiyon” fikrine daha önce Türlerin Kökeni kitabında vurgu yapan Darwin, bu kitabında konuya sadece birkaç sayfa yer vermişti.[1] Oysa insanın soyunu seksüel seleksiyon ile beraber ele aldığı kitabında, seksüel seleksiyon konusunu insanın soyundan daha geniş inceledi. Canlılar dünyasında dişilerin, cinsel ilişkiye -genelde- erkekten daha az hevesli olduğunu, bu durumun dişinin seçimini ön plana çıkardığını ve dişinin seçtiği erkeklerin genetik özelliklerini sonraki nesillere geçirdiğini; bunun ise evrimde önemli bir belirleyiciliği olduğunu söyledi.[2] Doğal seleksiyon yaşam kavgasında başarılı bireylerin hayatını devam ettirmesini sağlarken, seksüel seleksiyon yaşam ve ölüm ekseninde etkisini gösterir.[3] Darwin, insanların tüylerinin yok olmasını da seksüel seleksiyon ile açıklamaya çalışır; insana, tüylerinin yokluğunun hiçbir biyolojik avantajı saptanamadığı için, doğal seleksiyon ile tüylerin yok olmasını açıklaması zordu.[4] Darwin’in Evrim Teorisi’nde türlerin oluşumunu açıklamada “seksüel seleksiyona” ve “sonradan kazanılan özelliklerin aktarımına” hiçbir zaman için doğal seleksiyon kadar merkezi bir rol verilmemiştir; onlar, türlerin oluşumunda etkili ama ikincil role sahip mekanizmalar olarak değerlendirilmiştir.

Darwin, İnsanın Soyu ve Cinselliğe Bağlı Seleksiyon kitabından bir yıl sonra (1872), İnsanda ve Hayvanda Duyguların İfadesi adlı eserini yayımladı. Darwin, İnsanın Soyu Soyu kitabında insanın duygularını ifade edişini bir bölümde bitirmeyi düşünüyordu, fakat sonradan bunu ayrı bir çalışmada ele almaya karar verdi. Bu çalışmasında gerek kendi gözlemlerinden, gerek misyonerlerden ve diğer ilkel kabilelerin arasında yaşayanlardan faydalandı.[5] İnsanların kızgınlık, öfke gibi hislerinden meydan okumalarına kadar[6] birçok duygularını ifade şekillerini alıp inceledi ve insanlıkta bu tarz duygu ifade ediş şekillerinin evrenselliğini göstermeye çalıştı. Darwin, bu çalışmasında, bir önceki çalışmasında yaptığı gibi insan ve hayvan arasındaki farkın mahiyet farkı değil derece farkı olduğunu göstermeye çabaladı. Bu yüzden, her ne kadar Darwin’in insanın soyunu hayvanlarla ilişkilendirmede temel eseri bir önceki kitabı ise de, bu çalışması da onun bir nevi devamı niteliğindedir.

Darwin, duyguları ifade biçimlerinin evrensel olmasını evrime bağladı ve duyguları ifade biçimlerini sadece kültürle ilişkilendirenlere karşı çıktı. Darwin’in bu yaklaşımına karşı çıkanlar “Kültür önemlidir, insan doğası değil” diyorlardı.[7] Darwin’in bu iddiası, dinlerin yaklaşımı ile hiçbir uyumsuzluk arz etmez. İnsanların bu ortak duygu ifadeleri, ilk insanlardan aktarılan “apriori kategorilere” (zihinde kodlu, doğuştan var olan özelliklere) veya bunları taşıyan genetik özelliklere atıfla açıklanabilir. Burada Evrim Teorisi açısından kritik nokta, bu özelliklerin çoğunun farklı türler arasında da paylaşıldığı iddiasıdır. Türler arasındaki şekilsel benzerliklerden evrim olduğu sonucuna yükselme, Darwin’in bu eserinde, benzer bir mantıkla, yerini duygu ifadelerindeki benzerliklerden evrim olduğu sonucuna varmaya bırakmıştır.

Evrim Teorisi’nden önce de sonra da canlılar arası benzerlikler; Tanrı’nın zihnindeki planın benzer kılması veya toprağın ortak hammadde kaynağı olması veya ortak Dünya ortamı içinde aynı çevreye tepkiler verilmesi gibi temeller üzerinde açıklanmaya çalışılmıştır. Evrim Teorisi ile “ortak atalardan miras alma” benzerlikleri açıklamaya yeni bir boyut kazandırmıştır. Evrim Teorisi’nin delillerinin artırılması çabası aslında canlılar arasında daha çok benzerlik bulma yarışı olmuştur; önce morfolojik yapıda, sonra duyguların ifadesinde, sonra da genetikte…

[1]      Charles Darwin, The Origin of Species, s. 136-138.

[2]      Charles Darwin, The Descent of Man and Selection in Relation to Sex, s. 200.

[3]      Charles Darwin, The Descent of Man and Selection in Relation to Sex, s. 203.

[4]      Peter J. Bowler, Evolution The History of an Idea, s. 220.

[5]      Mark Ridley, The Darwin Reader, s. 206.

[6]      Charles Darwin, The Expression of The Emotions in Man and Animals, (ed: Mark Ridley, ‘The Darwin Reader’ içinde), W. W. Norton ve Company, New York (1996), s. 226-232.

[7]      Paul Ekman, İnsan ve Hayvanlarda Beden Dili, çev: Orhan Tuncay, Gün Yayıncılık, İstanbul (2001), ‘Üçüncü Baskıya Giriş Çevirmen Yazısı’ s. 23-24.

 

Herbert Spencer ve Evrim Teorisi
İnsanın Soyunun Maymunumsu Canlılarla İlişkilendirilmesi

Bir Cevap Yazın