Darwin’in Yaşam Öyküsü: Türlerin Kökeninden Ölümüne

Darwin’i Türlerin Kökeni’ni 1859 yılında yayımlamaya iten en önemli sebeplerden biri 1958 yılında genç Alfred Russel Wallace’dan (1823-1913) aldığı mektuptur. Wallace, daha önce de irtibatta olduğu Darwin’e bilimsel araştırmalar için gittiği Malezya’dan yazdığı mektupta, gönderdiği makalesini okumasını ve uygun bulması halinde bilimsel bir dergide yayımlamasını ister. Makaleyi okuyan Darwin, kendisiyle aynı fikirleri paylaştığını gördüğü Wallace’ın, kendisinin önüne geçeceğinin telaşına kapılır. Öğüt ve yardım için başvurduğu arkadaşları Lyell ve Hooker, 1858’de Wallace’ın makalesiyle beraber, Darwin’in ilk taslaklarından bazılarını Linnaean Derneği’nin dergisinde yayımlatırlar. Böylece Darwin ve Wallace, doğal seleksiyon yoluyla Evrim Teorisi’ni ilk olarak ortaya koyanlar olma ayrıcalığını kazanırlar. Lyell ve Hooker, taslaklara eşlik eden mektuplarında Wallace ve Darwin’in ortak yayın konusunda uzlaşmış olduğunu ima ederler fakat Wallace’ın Darwin’in bir evrim kuramı üzerinde çalıştığından haberi bile yoktur.[1] Wallace’ın sonraki eserlerinde Darwin’den övgüyle bahsetmesi, onun bu olaya pek alınmadığını göstermektedir. Her şeye rağmen doğal seleksiyonlu Evrim Teorisi’nin ortaya konuşu “bilim etiği” açısından sorunlu bir şekilde olmuştur.

1860 yılında Darwin Evcilleflmifl Hayvanlar›n ve Bitkilerin Çeflitlenmesi Üzerine isimli eseri üzerinde çalışmaya başladı ve hastalık gibi sebeplerden ötürü bu konudaki eseri 1868’de yayımlandı. 1862’de Orkidelerin Üremesi adlı küçük bir kitapçık yazdı. 1864 yılında T›rman›c› Bitkiler üzerine yazdığı makale yeterince dikkat çekmedi fakat bunu 1879’da bir kitap olarak yayımladığında epeyce ilgi gördü.[2]

Darwin, Türlerin Kökeni’ni yazdığında insanın evrim geçirdiğini ileri sürmemiş fakat “İnsanın kökleri ve tarihi aydınlatılmalıdır” diye bir cümlede konuyu geçiştirmişti.[3] Darwin, ‹nsan›n Soyu adlı eserini 1871’de, üç yıllık bir çalışmanın sonucunda yayımladı, ikinci ve düzeltilmiş basımı ise 1874’te yayımlandı. Bu kitabın tam adı ‹nsan›n Soyu ve Cinselli€e Ba€l› Seleksiyon’dur. Darwin, Türlerin Kökeni kitabında evrimsel gelişimi Yaratıcı’nın gerçekleştirdiği bir süreç olarak gördüğünü söylemişti[4] ama onun evrim görüşünü yine de Hıristiyanlığın temel akidelerine ters ve ateist bir görüş olarak sunanlar vardı. İnsanın maymunumsu bir atadan geldiğini sonradan söylemesi Darwin’e karşı Hıristiyan çevrelerden gelen itirazları iyice arttırdı ama bu çevrelerden birçok kişi onun görüşlerinin dine aykırı olmadığını da ilk dönemlerden itibaren ifade ettiler.

Darwin, 1872’de ‹nsanda ve Hayvanda Duygular›n ‹fadesi isimli kitabını, 1875’de böcek yiyen bitkiler üzerine bir kitabını, 1876 yılında Bitkiler Dünyas›nda Çapraz ve Kendili€inden Üreme kitabını, 1877’de orkidelerin üremesi ile ilgili bir kitap, 1880’de Bitkilerde Hareket Gücü kitabını, 1881’de solucanlarla ilgili bir kitabını yayımladı.[5] 1881’de kalp rahatsızlığı nedeniyle iyice çöktüğünde, ailesine Down köyündeki eski kilise avlusunda gömülmeyi istediğini söyledi. 19 Nisan 1882’de öldüğünde, etkili bilim insanları olan dostları, Westminster Abbey’de gömülmesini sağladılar. Mezarı diğer ünlü bir bilim adamının, Isaac Newton’un birkaç adım ötesindedir.[6]

Darwin, birçok kişinin sandığının tersine ateist olduğunu hiç söylememiştir. Beagle Yolculu€u adlı kitabında, doğanın Tanrı’nın yaratışının ürünleri ile dolu olduğunu söylüyor ve giriştiği tartışmalarda Kitabı Mukaddes’ten ayetleri örnek gösteriyordu.[7] En ünlü eseri Türlerin Kökeni’ni, ilk olarak yazdığında da kendisini “teist” olarak nitelendiriyordu. Fakat daha sonraki dönemde “agnostik” (bilinemezci) olduğunu belirtmiştir.[8] “Agnostik” terimini ilk olarak kullanan kişi Darwin’in yakın arkadaşı ve bilimsel çalışmalarındaki partneri Thomas Henry Huxley’dir. Bu terimi Tanrı’nın veya nihai bir sebebin var olup olmadığının bilinemeyeceği anlamında kullanmıştır.[9] Oğlu Francis Darwin’in derlediği birçok mektubundan da onun inançlı bir Hıristiyan’dan bilinemezci bir yapıya doğru değişim gösterdiği anlaşılmaktadır.[10] Bunun yanında canlıların “doğal seleksiyon” ile çevrelerine adapte olmalarının “tasarıma” işaret ettiğine dair fikirler de dile getirdi.[11] Darwin’in Hıristiyanlık ile zıt görüşlerini dindar bir Hıristiyan olan eşi Emma’yı üzmemek için dillendirmediğini söyleyenler de olmuştur.[12]

Baştan Tanrı’ya inanan bir kişi olan Darwin’in, bazı dini çevreler tarafından “kafir” olarak nitelenmesinin ve bu çevrelerin ona karşı cephe almasının, Darwin’in bilinemezci bir yapıya dönüşmesinde önemli bir psikolojik etken olduğu düşünülebilir. Ayrıca bazılarına göre kızlarından birinin ölümünün onda oluşturduğu psikolojik etki bilinemezciliğe dönüşümünde etkili olmuşur. Evrim Teorisi’ni sistematik olarak savunan ilk kişi olan Lamarck, Tanrı’ya inancını belirtmişti. “Doğal seleksiyonlu evrim” fikrini ortaya ilk koyan iki kişiden biri olma ayrıcalığına sahip Wallace da evrimin bilinçli bir yaratılış süreci olduğunu savundu.[13] Wallace doğal seleksiyonu düzenleyici bir makine olarak görüyordu, Darwin de kimi yazılarında doğal seleksiyonu üstün bir Varlığın tasarrufu olarak tanımladı.[14] Darwin’in inancında dalgalanmalar olduysa da yeni baskılarında sürekli düzelttiği Türlerin Kökeni’nin en son baskısına kadar Yaratıcı’dan bahsettiği bölümleri çıkarmadı. İlerleyen bölümlerde göreceğimiz gibi ateizm ile Evrim Teorisi arasında önemli bir ilişki olmuştur. Fakat bu teorinin ateizm adına ortaya konulduğunu veya mutlak olarak ateizme yol açtığını söylemek tamamen yanlıştır.

[1]      Richard Milner, Charles Darwin Bir Doğabilimcinin Evrimi, s. 102-105.

[2]      Charles Darwin, Özyaşam, s. 61-63.

[3]      Charles Darwin, The Origin of Species, Penguin Classics, London (1985), s. 458.

[4]      Charles Darwin, The Origin of Species, s. 458-460.

[5]      Charles Darwin, Özyaşam, s. 65-67.

[6]      Richard Milner, Charles Darwin Bir Doğabilimcinin Evrimi, s. 187.

[7]      Charles Darwin, Voyage of The Beagle, Penguin Classics, London (1989), s. 404-405.

[8]      Stanley Edgar Hyman, Darwin for Today, The Viking Press, New York (1963), s. 371.

[9]      Gavin De Beer, Charles Darwin Evolution by Natural Selection, Nelson, London (1980), s. 269.

[10]     Francis Darwin, Charles Darwin Yaşamı ve Mektupları, s. 74-85.

[11]     Michael Ruse, The Darwinian Revolution: Science Red in Tooth and Claw, Chicago University of Chicago Press, Chicago (1979), s. 180-183.

[12]     Richard Dawkins, Cennetten Akan Irmak, çev: Sinem Gül, Varlık Yayınları, İstanbul (1999), s. 97.

[13]     Richard Milner, Charles Darwin Bir Doğabilimcinin Evrimi, s. 163.

[14]     Michael Ruse, The Darwinian Revolution: Science Red in Tooth and Claw, s. 182-183.

 

Charles Lyell, Yerbilim ve Tekdüzencilik
Darwin'in Yaşam Öyküsü: Doğumundan Türlerin Kökenine

Bir cevap yazın